49,8302$%-0,00
55,6169€%0,12
6.467,34%-0,78
4.029,52%-0,93
%
3976310฿%-1.29649
13:32
Sosyal medyada beğeni, takipçi ve gelir elde etme arzusu, gençlerin davranışlarını ve kimlik gelişimini etkiliyor. KOSTÜ Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, canlı yayınlarda dikkat çekmek uğruna sergilenen sıra dışı davranışların zamanla günlük yaşama taşınabildiğini belirterek aileleri ve eğitimcileri uyardı.
Sosyal medya platformlarında gerçekleştirilen canlı yayınlar, özellikle gençler arasında beğenilme, kabul görme ve para kazanma arayışının öne çıktığı alanlara dönüşüyor. Daha fazla takipçiye ulaşmak ve izleyicilerin dikkatini çekmek isteyen bazı gençler, zaman zaman kendi kişilikleriyle örtüşmeyen davranışlar sergileyebiliyor. Uzmanlar ise bu durumun kimlik gelişimi, mahremiyet ve psikolojik iyi oluş açısından dikkatle ele alınması gerektiğine işaret ediyor.
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ) Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, sosyal medyanın gençlerin sosyal kabul ihtiyaçları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek ailelere ve eğitimcilere önemli uyarılarda bulundu.
Gençlerin sosyal kabul ve aidiyet ihtiyaçlarını giderek daha fazla dijital platformlar üzerinden karşılamaya başladığını belirten Çelik, yüz yüze iletişimin yerini sanal etkileşimlerin alabildiğini ifade etti.
Çelik, günümüzde insanların beğenilme, kabul görme ve bir gruba ait olma ihtiyaçlarını sosyal medya üzerinden karşılamaya yöneldiğini belirterek, bu durumun özellikle gençleri etkilediğini vurguladı.
Sosyal medyada alınan beğenilerin gençlerin başarı algısını etkileyebildiğini dile getiren Çelik, 11-15 yaş grubunda sosyal medya kullanımının yüzde 40’ın üzerine çıktığını, 15 yaş üstünde ise yüzde 90’ı aştığını belirten araştırmalara dikkat çekti.
Gençlerin kendilerini sosyal medyadaki etkileşim sayılarına göre değerlendirebildiğini kaydeden Çelik, alınan beğenilerin başarı göstergesi olarak algılanmasının gerçek yaşamla kurulan ilişkileri etkileyebileceğini ifade etti.
Sosyal medyada gördükleri kişilerin davranışlarını taklit eden gençlerin, bu yolla kabul göreceklerine inanabildiğini belirten Çelik, dijital dünyadaki onay arayışının psikolojik sorunlara ve kişilik gelişiminde çeşitli zorluklara zemin hazırlayabileceğini söyledi.
Canlı yayınlarda izleyicilerin beğenisini ve takdirini kazanma isteğinin gençleri farklı davranışlara yöneltebildiğini belirten Çelik, bu davranışların zamanla kişinin günlük yaşamına da yansıyabildiğine dikkat çekti.
Çelik, canlı yayınlarda daha fazla ilgi görmek ve gelir elde etmek isteyen kişilerin kendilerini olduğundan farklı göstermeye çalışabildiğini ifade etti. Bu süreçte başlangıçta yalnızca izleyicilerin dikkatini çekmek amacıyla sergilenen davranışların zamanla kişinin yaşam tarzına dönüşebildiğini kaydetti.
Sosyal medya canlı yayınlarının yalnızca davranışlar üzerinde değil, gençlerin özel yaşamları üzerinde de risk oluşturduğunu belirten Çelik, yayınlar sırasında kişisel bilgilerin ve özel hayata ilişkin ayrıntıların paylaşılabildiğini söyledi.
Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerin dış tehlikelere karşı daha açık hale gelebileceğini vurgulayan Çelik, dijital ortamlarda mahremiyetin korunmasının ve kişisel bilgilerin paylaşımı konusunda bilinç oluşturulmasının önemine işaret etti.
Çocukların sosyal medyadan tamamen uzaklaştırılmasının tek başına yeterli olmayacağını belirten Çelik, ailelerin öncelikle çocuklarının dijital platformlarda vakit geçirme nedenlerini anlaması gerektiğini ifade etti.
Ailelerin çocuklarını dışlamak veya suçlamak yerine onların ihtiyaçlarını anlamaya çalışması gerektiğini kaydeden Çelik, gerektiğinde çocuklarla birlikte sosyal medya platformlarının incelenebileceğini ve davranışlarının gözlemlenebileceğini belirtti.
Çelik’e göre ailelerin kontrol edici ancak aynı zamanda kabul edici ve anlayışlı bir yaklaşım benimsemesi, gençlerin dijital ortamlarda karşılaşabileceği risklerin azaltılmasında önemli rol oynuyor.
Ergenlik döneminin kişilik gelişimi ve kimlik oluşumu açısından kritik bir süreç olduğunu vurgulayan Çelik, gençlerin bu dönemde birbirlerinin davranışlarından kolayca etkilenebildiğini söyledi.
Sosyal öğrenme ve taklit etme eğiliminin yüksek olduğu bu dönemde, sosyal medyada karşılaşılan içeriklerin gençlerin davranışlarını şekillendirebildiğini belirten Çelik, ailelerin çocuklarına rehberlik etmesi gerektiğini dile getirdi.
Çelik, okullardaki rehberlik servislerinin çalışmalarının da desteklenerek sürdürülmesinin önem taşıdığını ifade etti.
Sosyal medyayı herkesin erişebildiği bir alan olarak değerlendiren Çelik, çocukların dijital ortamlardaki riskleri tanıyabilmesi için bilinçlendirme çalışmalarına ihtiyaç olduğunu belirtti.
Ailelerin ve okulların iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini kaydeden Çelik, gençlerin beğenilme, kabul görme ve aidiyet ihtiyaçlarının neden sosyal medya üzerinden karşılandığının anlaşılması gerektiğini vurguladı.
Sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırlamalarının önemli bir tedbir olduğunu ancak tek başına yeterli olmayacağını belirten Çelik, asıl hedefin gençlere bilinçli kullanım alışkanlığı kazandırmak olması gerektiğini söyledi.
Sosyal medyanın faydalı içerikler ve iletişim olanakları da sunduğunu hatırlatan Çelik, gençlerin bu imkânlardan doğru şekilde yararlanmaları için yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Çelik’in mesajı ise net oldu: Sosyal medya, gençlerin yaşamını ve davranışlarını yöneten bir güce dönüşmemeli; gençler dijital platformları bilinçli, kontrollü ve kendi iradeleri doğrultusunda kullanabilmeli.

İşte İzmit Belediyesi’nin 2027 bütçe teklifi!