49,8304$%-0,01
55,6014€%0,12
6.449,62%-1,05
4.028,12%-0,97
%
3993377฿%-0.88407
02:00
Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde yaşayan, Yuvacık Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi 13 yaşındaki Sedanur Cop, 2027 yılında yapılacak Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına hazırlanıyor. Yoğun bir çalışma temposuyla lise hayallerine ulaşmak için emek veren Cop, sınav sürecindeki heyecanını, kaygılarını ve gelecek hedeflerini anlattı. Teknoloji ve yapay zekânın eğitim üzerindeki etkisine dikkat çeken genç öğrenci, ailelere ve öğretmenlere de “Bizi yalnızca sınav puanımızla değerlendirmeyin” mesajı verdi.
Eğitim hayatlarının önemli dönüm noktalarından birine hazırlanan 8. sınıf öğrencileri için LGS süreci, yoğun bir çalışma temposunu da beraberinde getiriyor. Deneme sınavları, yeni nesil sorular ve lise hedefleri arasında geleceklerini şekillendirmeye çalışan öğrenciler, bir yandan başarılı olmak için çaba gösterirken diğer yandan hızla değişen eğitim dünyasına uyum sağlamaya çalışıyor.
Başiskele’de yaşayan Sedanur Cop da 2027 LGS’ye hazırlanan öğrenciler arasında yer alıyor. Yuvacık Ortaokulunda eğitimine devam eden 13 yaşındaki Cop, kendi neslinin hem geleneksel sınav sistemine hazırlandığını hem de teknolojiyle birlikte değişen bir dünyada büyüdüğünü belirterek içinde bulundukları dönemi “Büyük değişimlerin ortasında geleceğini arayan nesiliz” sözleriyle tanımladı.
Sınav hazırlığının yalnızca ders çalışmak ve soru çözmekten ibaret olmadığını ifade eden Cop, öğrencilerin gelecek kaygısı, teknoloji ve kişisel gelişim gibi farklı konularla da ilgilendiğine dikkat çekti.
Eğitim sisteminde analiz etme, yorumlama ve mantık yürütme becerilerinin giderek daha fazla önem kazandığını belirten Sedanur Cop, yeni nesil soruların öğrencilerden farklı düşünme becerileri beklediğini ifade etti.
Cop, “Eskiden olduğu gibi bilgiyi olduğu gibi ezberlemek artık işe yaramıyor. Soruları okurken düşünmemiz, çıkarım yapmamız ve olaylar arasında bağlantı kurmamız bekleniyor” diyerek sınav sistemindeki değişimin öğrenciler açısından hem geliştirici hem de zorlayıcı olduğunu dile getirdi.
LGS hazırlığında ders kitaplarının yanı sıra dijital kaynaklardan da yararlanılabildiğini belirten Cop, teknolojinin eğitim alışkanlıklarını değiştirdiğine dikkat çekti. Yapay zekâ ve dijital araçların öğrenme sürecinde giderek daha fazla yer tuttuğunu ifade eden genç öğrenci, kendi nesillerinin bu değişimin tam ortasında bulunduğunu vurguladı.
“Bir yandan geleneksel sınav sistemine hazırlanıyoruz, diğer yandan yapay zekâyla ders çalışıyoruz. Biz adeta iki dünyanın arasında büyüyen bir nesiliz” sözleriyle içinde bulundukları dönemin farklılığına dikkat çeken Cop, değişen eğitim anlayışının öğrencilerin geleceğe hazırlanma biçimini de etkilediğini belirtti.
LGS, öğrencilerin lise eğitimine geçişinde önemli bir basamak olarak görülüyor. Ancak Sedanur Cop’a göre sınavdan alınan puan, geleceğin tamamını belirleyen tek ölçüt değil.
Lise tercihlerinin öğrencilerin eğitim ve meslek hedefleri açısından büyük önem taşıdığını belirten Cop, tercih sürecinde kişisel ilgi alanlarının ve yeteneklerin de göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çekti.
“Aldığımız puan sadece bir kapıyı açıyor. Asıl önemli olan o kapının ardında kendimizi nasıl geliştireceğimiz” diyen Cop, iyi bir liseye yerleşmenin yanında öğrencilerin kendilerini geliştirebilecekleri bir eğitim ortamında bulunmalarının da değerli olduğunu vurguladı.
Yazılım, mühendislik ve yaratıcı alanlar gibi farklı mesleklere duyulan ilginin gençlerin gelecek hayallerinde önemli bir yer tuttuğunu belirten Cop, hedeflerinin yalnızca yüksek puan almakla sınırlı olmadığını ifade etti.
Cop, “Bizim hayalimiz sadece iyi bir lise kazanmak değil; bizi geleceğe taşıyacak, yeteneklerimizi keşfettirecek bir ortamda bulunmak” sözleriyle öğrencilerin gelecek planlarında kendilerini tanımanın ve geliştirmenin önemine işaret etti.
LGS’ye hazırlanan öğrencileri zorlayan konuların başında yoğun ders programı, deneme sınavları ve zaman yönetimi geliyor. Konu tekrarları ve soru çözümü arasında ilerleyen bu süreçte motivasyonu korumak da büyük önem taşıyor.
Sınav hazırlığının zaman zaman yorucu olabildiğini belirten Sedanur Cop, planlı çalışmanın önemine dikkat çekti. Her gün aynı çalışma temposunu sürdürmenin kolay olmadığını ifade eden Cop, öğrencilerin motivasyonlarının zaman zaman düşebileceğini ancak düzenli bir çalışma planıyla bu zorlukların aşılabileceğini dile getirdi.
Cop, öğrencilerin yalnızca derslere değil, dinlenmeye ve sosyal hayata da zaman ayırması gerektiğini belirterek başarı için dengeli bir çalışma düzeninin önemini vurguladı.
“Sürekli ders çalışmak bizi daha başarılı yapmıyor. Bazen bir arkadaşla sohbet etmek, spor yapmak ya da sevdiğimiz bir müziği dinlemek zihnimizi tazeliyor ve derse daha verimli dönmemizi sağlıyor” diyen Cop, dinlenmenin ve motivasyonu korumanın sınav maratonunun önemli parçaları olduğunu ifade etti.
Sedanur Cop’un dikkat çeken mesajlarından biri de ailelere ve öğretmenlere yönelik oldu. Sınav sürecinde öğrencilerin gösterdiği çabanın yalnızca sonuçlarla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Cop, anlayış ve desteğin motivasyon üzerindeki etkisine dikkat çekti.
“Biz bu süreçte çok emek veriyoruz. Aldığımız sonuç ne olursa olsun bu emeğin takdir edilmesini istiyoruz” diyen Cop, öğrencilerin yalnızca sınav puanları üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmadığını vurguladı.
Deneme sınavlarında alınan düşük sonuçların öğrenciler üzerinde baskı oluşturabileceğine işaret eden Cop, bu tür durumlarda eleştirmek yerine yol gösterici bir yaklaşım sergilenmesinin daha faydalı olacağını belirtti.
Cop, “Bir deneme sınavından düşük not aldığımızda bize kızmak yerine ‘Nerede zorlandın, birlikte çözelim’ diyen bir aile ya da öğretmen, bizim için en büyük motivasyon kaynağı oluyor” sözleriyle öğrencilere destek olmanın önemini anlattı.
Sınav kaygısının aileleri de etkileyebildiğini dile getiren Cop, bu dönemde öğrencilerle aileleri arasında sağlıklı bir iletişim kurulmasının önemine dikkat çekti. Gençlerin kendilerine güvenildiğini hissetmelerinin zor zamanlarda motivasyonlarını korumalarına yardımcı olduğunu ifade etti.
2027 LGS’ye hazırlanan arkadaşlarına da seslenen Sedanur Cop, sınav sürecinde yorulmanın ve zaman zaman umutsuz hissetmenin doğal olduğunu belirterek öğrencilere dayanışma ve özgüven çağrısında bulundu.
Cop, sınava hazırlanan arkadaşlarına şu sözlerle seslendi:
“Biliyorum, bazen sayfalar dolusu paragraf soruları veya karmaşık matematik problemleri arasında boğuluyor gibi hissediyoruz. Bazen ‘Ben bu sınavı kazanamayacağım’ diye düşünüyoruz. Ama unutmayın; hepimiz aynı yollardan geçiyor, aynı heyecanı paylaşıyoruz. Yorulduğunuz anlarda yalnız olmadığınızı ve bu emeğin bizi çok güzel bir geleceğe taşıyacağını hatırlayın. 2027 bizim yılımız olacak! Kendinize güvenin. Şimdiden hepimize bol şans ve yüksek motivasyon!”
Başiskele’de yaşayan Yuvacık Ortaokulu öğrencisi 13 yaşındaki Sedanur Cop’un değerlendirmeleri, LGS hazırlık sürecinin gençler için yalnızca akademik bir mücadeleden ibaret olmadığını ortaya koyuyor. Gelecek hedefleri, sınav kaygısı ve değişen eğitim anlayışı arasında kendi yollarını çizmeye çalışan öğrenciler, bu süreçte ailelerinin ve öğretmenlerinin desteğine ihtiyaç duyuyor.
LGS, öğrencilerin eğitim hayatında önemli bir basamak olsa da başarıyı yalnızca alınan puanla değerlendirmek, gençlerin gösterdiği çabayı ve kişisel gelişimini gözden kaçırabilir. Öğrencilerin ilgi alanlarını keşfetmeleri, yeteneklerini geliştirmeleri ve gelecekleri için bilinçli kararlar alabilmeleri de büyük önem taşıyor.
Sınava hazırlanan gençlerin geleceğe güvenle bakabilmesi için akademik desteğin yanında anlayışa, motivasyona ve doğru yönlendirmeye de ihtiyaç var.
Sedanur Cop’un mesajı ise açık: Gençler yalnızca sınav sonuçlarıyla değil, hayalleri, emekleri ve geleceğe dair umutlarıyla da değerlendirilmek istiyor.
MEB Açıkladı: İlk Ara Tatil İçin Tarihler Netleşti
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.