DOLAR

49,8324$%-0,00

EURO

55,6221€%0,11

GRAM ALTIN

6.460,02%-0,89

ONS

4.029,93%-0,92

BİST100

%

BİTCOİN

3976310฿%-1.29649

Güneş Vakti a 13:32
Kocaeli ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR 14°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Prof. Dr. Öncel Uyardı: Çocukluk Aşıları Hayati Önem Taşıyor

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Öncel, çocukluk çağı aşılarının önemine dikkat çekerek aşıların çalışma mekanizmasından toplum bağışıklığına, aşı karşıtı iddialardan yeni nesil aşılama teknolojilerine kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu.

Kocaeli Üniversitesi’nin Radyo K.İ. kanalında yayınlanan “Güne Bakış” programının konuğu olan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Öncel, çocukluk çağı aşılarının bireysel ve toplumsal sağlık açısından taşıdığı önemi anlattı.

Programda; aşıların bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi, çocukluk çağı aşı takviminin nasıl oluşturulduğu, toplumsal bağışıklığın önemi ve gelecekte kullanılabilecek yeni aşı teknolojileri ele alındı.

Aşılar Vücudun Hastalığa Hazırlanmasını Sağlıyor

Aşıların temel olarak vücudun hastalık etkenini tanımasını ve ona karşı savunma geliştirmesini sağladığını belirten Prof. Dr. Öncel, aşıları adeta “bağışıklık provası” olarak nitelendirdi.

Aşıların içeriğinde bazı mikroorganizmaların zayıflatılmış veya etkisiz hale getirilmiş formlarının ya da mikroba ait belirli parçaların bulunabildiğini aktaran Öncel, bu sayede bağışıklık sisteminin gerçek hastalık etkeniyle karşılaşmadan önce hazırlık yaptığını ifade etti.

Yeni doğan bebeklerin ilk dönemlerde anneden geçen antikorların sağladığı korumadan yararlandığını belirten Prof. Dr. Öncel, bu korumanın zaman içerisinde azalmasıyla birlikte çocukluk dönemi aşılarının önem kazandığını söyledi.

Aşı Takvimi Rastgele Belirlenmiyor

Çocukluk çağı aşı takviminin bilimsel veriler doğrultusunda oluşturulduğuna dikkat çeken Öncel, aşıların uygulanacağı dönemlerin belirlenmesinde hastalıkların görülme riski ile çocukların bağışıklık sisteminin aşıya vereceği yanıtın dikkate alındığını belirtti.

Prof. Dr. Öncel, aşılama programlarının çocukların mümkün olan en uygun dönemde korunmasını hedeflediğini vurguladı.

“Doğal Olan Her Şey İyi Değildir”

Programda son yıllarda sosyal medyada sıkça gündeme gelen “hastalığı doğal yollarla geçirerek bağışıklık kazanma” yaklaşımına da değinen Prof. Dr. Öncel, doğal yollarla edinilen bağışıklığın her zaman risksiz olmadığına dikkat çekti.

“Doğal olan her şey iyi değildir” ifadesini kullanan Öncel, akrep zehrini örnek göstererek bir şeyin doğal olmasının onun insan sağlığı açısından zararsız olduğu anlamına gelmediğini belirtti.

Aşıların yaygınlaşmasından önce kızamık gibi bulaşıcı hastalıkların çocuklar açısından ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu hatırlatan Öncel, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşıların son 50 yılda 154 milyon insanın hayatının kurtarılmasına katkı sağladığını ifade etti.

Aşılarla İlgili İddialara Yanıt Verdi

Prof. Dr. Selim Öncel, kamuoyunda ve sosyal medyada aşılarla ilgili gündeme getirilen bazı iddialara da programda yanıt verdi.

Çocukluk çağı aşılarının büyük bölümünde cıva bulunmadığını belirten Öncel, aşılarda kullanılan maddelerin miktarlarının bilimsel değerlendirmeler çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi. Alüminyum konusunda da anne sütünde bulunan miktarlara dikkat çekti.

Aşılarla otizm arasında bağlantı bulunduğu yönündeki iddiaların ise geçmişte yayımlanan ve daha sonra ciddi bilimsel etik sorunları ortaya çıkan bir çalışmaya dayandığını belirten Öncel, söz konusu iddianın bilim dünyasında geçerliliğini korumadığını ifade etti.

Aşıların kısırlığa yol açtığı veya insan genetiğini değiştirdiği yönündeki iddiaların da bilimsel temeli bulunmadığını belirten Prof. Dr. Öncel, bu tür söylemlerin toplumda gereksiz endişeye neden olabildiğine dikkat çekti.

Aşı Sadece Bireysel Değil, Toplumsal Bir Koruma

Aşılamanın yalnızca aşılanan kişiyi korumadığını vurgulayan Prof. Dr. Öncel, toplumsal bağışıklığın özellikle henüz aşılanma yaşına gelmemiş bebekler ve bağışıklık sistemi baskılanmış çocuklar açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

Toplumdaki aşılanma oranının yükselmesinin bulaşıcı hastalıkların yayılmasını azaltabildiğine dikkat çeken Öncel, bu nedenle aşılama konusunun yalnızca bireysel bir tercih olarak değil, toplum sağlığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Geleceğin Aşıları İğnesiz Olabilir

Programın dikkat çeken başlıklarından biri de gelecekte kullanılabilecek yeni nesil aşı teknolojileri oldu.

Prof. Dr. Öncel, tek bir uygulamayla birden fazla hastalığa karşı koruma sağlayan kombine aşıların daha yaygın hale gelebileceğini belirtti. mRNA teknolojisinin de tıp alanında yeni uygulamaların önünü açabilecek teknolojiler arasında yer aldığını ifade etti.

Gelecekte aşı uygulamalarının daha kolay ve konforlu hale gelmesinin beklendiğini belirten Öncel, cilde yapıştırılabilen bantlar ve çok küçük, daha az hissedilen iğneler gibi teknolojiler sayesinde iğne korkusunu azaltan yeni aşılama yöntemlerinin gündeme gelebileceğini söyledi.

Prof. Dr. Selim Öncel’in açıklamalarıyla çocukluk çağı aşılarının yalnızca bireysel sağlık açısından değil, toplumun genel bağışıklığının korunması açısından da önemli bir yere sahip olduğu bir kez daha gündeme geldi.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Büyükşehir’den Sofralara Sağlıklı Dokunuş