DOLAR

49,8302$%-0,00

EURO

55,6169€%0,12

GRAM ALTIN

6.467,34%-0,78

ONS

4.029,52%-0,93

BİST100

%

BİTCOİN

3976310฿%-1.29649

Güneş Vakti a 13:32
Kocaeli ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Abdülsamet Güney

Abdülsamet Güney

25 Ekim 2026 Pazar

İKİ FATMA, BİR MELİH VE 67 GÜN: KAMUOYUNUN SORDUĞU SORU

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Siyaset bazen aynı ismi taşıyan iki insanı, bambaşka hikâyelerin başkahramanı yapıyor.

Bugün Kocaeli kamuoyunun önünde iki Fatma var.

Bir tarafta İZMİT BELEDİYE BAŞKANI FATMA KAPLAN HÜRRİYET…

Diğer tarafta eski bakan ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı FATMA BETÜL SAYAN KAYA…

Ve bu tabloya Ankara’dan üçüncü bir isim ekleniyor:

ESKİ ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI MELİH GÖKÇEK.

Üç isim…

Üç farklı siyasi geçmiş…

Üç farklı hukuki ve siyasi süreç…

Ve bütün bu görüntülerin ortasında vatandaşın zihninde tek bir soru:

HUKUKUN TERAZİSİ HERKES İÇİN AYNI MI?

Bu soruyu sormak kimseyi suçlu ilan etmek değildir.

Tam tersine…

Gazeteciliğin görevi, kamuoyunun önünde duran soruları sormak ve cevabını takip etmektir.

67 GÜNDÜR TUTUKLU

Fatma Kaplan Hürriyet…

İzmit’in seçilmiş belediye başkanı.

Hürriyet, İzmit Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alındı ve sonrasında tutuklandı.

Bugün itibarıyla 67 GÜNDÜR TUTUKLU.

Burada çok önemli bir ayrım var.

TUTUKLAMA, MAHKÛMİYET DEĞİLDİR.

Bir kişinin tutuklanmış olması, kesin olarak suçlu olduğu anlamına gelmez. Suçluluk ancak yargılama sonucunda kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla ortaya konulabilir.

Bu ayrımı kaybetmeden konuşmak zorundayız.

Çünkü gazetecilik, mahkemenin yerine geçmek değildir.

Gazetecilik; SORUYU SORMAK, SÜRECİ TAKİP ETMEK VE KAMUOYUNU BİLGİLENDİRMEKTİR.

Ancak Hürriyet’in gözaltına alınma şekli de ayrıca tartışıldı.

Kamuoyuna yansıyan görüntülerde SABAH SAATLERİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN BİR OPERASYON vardı.

Sonrasında tutuklama geldi.

Ve bugün 67 GÜNDÜR DEVAM EDEN BİR TUTUKLULUK SÜRECİ var.

İşte tam bu noktada vatandaşın aklına bazı sorular geliyor:

NEDEN BU YÖNTEM TERCİH EDİLDİ?

NEDEN İFADEYE ÇAĞRILMAK YERİNE OPERASYON YAPILDI?

Bu soruların hukuki cevabını biz veremeyiz.

Ama SORULARIN SORULMASI DA ENGELLENEMEZ.

SONRA MELİH GÖKÇEK

Şimdi Ankara’ya dönelim.

Karşımızda eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek var.

Gökçek, yürütülen soruşturma kapsamında İFADEYE ÇAĞRILDI.

Belirlenen tarihte adliyeye gitti ve ifade verdi.

Buraya kadar hukuki açıdan olağan bir süreç.

Fakat adliye girişinde kameralara yansıyan bir görüntü Türkiye’nin gündemine oturdu:

MELİH GÖKÇEK AĞZINDA SAKIZLA ADLİYEYE GELDİ.

Görüntü sosyal medyada tartışıldı.

Kimileri bunu eleştirdi.

Kimileri ise sağlık gerekçesini gündeme getirdi.

Gökçek’in oğlu Osman Gökçek de babasının sağlık durumu nedeniyle sakız kullandığını açıkladı.

Yani burada da hüküm vermek değil, ortaya çıkan görüntüyü ve açıklamaları aktarmak gerekiyor.

Ama vatandaşın yaptığı karşılaştırmayı da görmezden gelemeyiz.

Bir tarafta SABAH OPERASYONUYLA GÖZALTINA ALINAN VE 67 GÜNDÜR TUTUKLU BULUNAN SEÇİLMİŞ BİR BELEDİYE BAŞKANI…

Diğer tarafta İFADEYE ÇAĞRILARAK ADLİYEYE GİDEN ESKİ BİR BELEDİYE BAŞKANI…

Ve adliye kapısında kameralara yansıyan sakız görüntüsü…

İnsanların sorduğu soru yine aynı:

NEDEN?

BİR DE DİĞER FATMA VAR

Sonra karşımıza Fatma Betül Sayan Kaya çıkıyor.

Kaya hakkında son dönemde kamuoyuna çeşitli iddialar yansıdı.

Kaya ise siyasi görevlerinden ayrıldı ve hakkındaki sürecin araştırılmasını istedi.

Burada da aynı temel ilkeyi hatırlatmak gerekiyor:

İDDİA BAŞKA, SUÇLULUK BAŞKA.

Bir kişi hakkında iddiaların bulunması, o kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez.

Bir kişinin istifa etmesi de suçlu olduğu anlamına gelmez.

Aynı şekilde BİR KİŞİNİN TUTUKLANMASI DA KESİNLEŞMİŞ MAHKÛMİYET ANLAMINA GELMEZ.

Hukukta bunların her birinin ayrı bir karşılığı vardır.

MESELE FATMALAR DEĞİL

Aslında mesele iki Fatma da değil.

Mesele Melih Gökçek de değil.

Mesele, kişilerin siyasi kimlikleri üzerinden bir taraf seçmek hiç değil.

MESELE HUKUK.

Daha doğrusu, toplumun hukuka duyduğu güven.

Çünkü vatandaş bütün bu görüntüleri yan yana koyuyor.

Bir belediye başkanının sabah operasyonuyla gözaltına alınmasını görüyor.

Sonra başka bir siyasetçinin ifadeye çağrıldığını görüyor.

Ardından adliye kapısındaki görüntüleri izliyor.

Bir başka siyasetçinin siyasi görevlerinden ayrıldığını duyuyor.

Ve soruyor:

“HERKESE AYNI HUKUK MU UYGULANIYOR?”

Bu soru küçümsenecek bir soru değil.

Çünkü hukuk devletinde insanların yalnızca kararın kendisine değil, SÜRECİN ADİL OLDUĞUNA DA İNANMASI GEREKİR.

BUGÜN BAŞKASINA, YARIN SANA

Siyasette yapılan en büyük hatalardan biri, hukuki bir uygulama bize dokunmadığı sürece onu normal kabul etmektir.

Oysa:

HUKUK KİŞİYE GÖRE DEĞİŞMEZ.

Bugün bir siyasi parti mensubunun başına gelen, yarın başka bir siyasi parti mensubunun başına gelebilir.

Bugün alkışlanan bir yöntem, yarın eleştirilen bir yönteme dönüşebilir.

Bu nedenle ölçümüz kişi değil, HUKUK olmalı.

Kim olursa olsun…

Hangi partiden olursa olsun…

Hangi makamda bulunursa bulunsun…

VARS A SUÇ, SORUŞTURULSUN.

VARSA DELİL, ORTAYA KONULSUN.

VARSA KAMU ZARARI, HESABI SORULSUN.

Ama bütün bunlar yapılırken HUKUK HERKESE AYNI MESAFEDE DURSUN.

SEÇİLMİŞ BAŞKAN MESELESİ

Fatma Kaplan Hürriyet meselesinde bir başka önemli konu daha var.

Hürriyet yalnızca bir siyasetçi değil.

O, İZMİT HALKININ OYLARIYLA SEÇİLMİŞ BİR BELEDİYE BAŞKANI.

Dolayısıyla yaşanan süreç yalnızca Hürriyet’i değil, onu sandıkta tercih eden seçmeni de ilgilendiriyor.

Seçmen bir yandan varsa hukuksuzlukların ortaya çıkarılmasını istiyor.

Diğer yandan sandıkta verdiği oyun ve siyasi iradesinin ne olacağını bilmek istiyor.

Aslında bu iki beklenti birbirine zıt değil.

HEM HUKUKUN İŞLETİLMESİNİ HEM DE SEÇMEN İRADESİNE SAYGI GÖSTERİLMESİNİ İSTEMEK MÜMKÜNDÜR.

GAZETECİNİN GÖREVİ NE?

Ben bugün Fatma Kaplan Hürriyet’i aklamıyorum.

Melih Gökçek’i suçlamıyorum.

Fatma Betül Sayan Kaya hakkında hüküm vermiyorum.

Çünkü bunların hiçbirini gazeteci olarak benim karar vermem mümkün değil.

BENİM GÖREVİM SORUYU SORMAK.

Dosyaları takip etmek.

Açıklamaları aktarmak.

Belgeleri incelemek.

Mahkeme kararını beklemek.

Ve kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak.

Çünkü gazetecilik, bir siyasi tarafın sözcülüğünü yapmak değildir.

GAZETECİLİK, GÜCÜN KARŞISINDA DA MUHALEFETİN KARŞISINDA DA AYNI SORUYU SORABİLMEKTİR.

Bugün takvim 67. günü gösteriyor.

Fatma Kaplan Hürriyet’in tutukluluğu devam ediyor.

Melih Gökçek’in ifade süreci ve adliye görüntüleri hâlâ konuşuluyor.

Fatma Betül Sayan Kaya’nın siyasi görevlerinden ayrılması da kamuoyunun gündeminde.

Üç isim…

Üç farklı süreç…

Ama toplumun önünde tek bir mesele var:

ADALET DUYGUSU.

Çünkü adalet yalnızca mahkeme salonunda verilen karardan ibaret değildir.

Adalet aynı zamanda TOPLUMUN O KARARA VE O SÜRECE GÜVENEBİLMESİDİR.

Son sözü elbette mahkemeler söyleyecek.

Ama o güne kadar gazetecinin görevi belli:

NE PEŞİNEN SUÇLAMAK…

NE PEŞİNEN AKLAMAK…

NE DE SİYASİ KİMLİĞE GÖRE TARAF OLMAK…

Sadece gerçeğin peşinden gitmek.

Ve sormak:

HUKUKUN TERAZİSİ GERÇEKTEN HERKES İÇİN AYNI AĞIRLIĞI TAŞIYOR MU?

Çünkü yarın o terazinin hangi tarafında kimin duracağını hiç kimse bilmiyor.

BUGÜN BAŞKASININ ADALETİNİ SAVUNMAYAN, YARIN KENDİ ADALETİNİ SAVUNACAK BİRİNİ BULAMAYABİLİR.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.