49,8324$%-0,00
55,6221€%0,11
6.460,02%-0,89
4.029,93%-0,92
%
3976310฿%-1.29649
13:32
Kocaeli’de bel fıtığı ameliyatının ardından yüzde 93 oranında vücut fonksiyon kaybı yaşayan L.İ.’nin yaklaşık 20 yıldır devam eden hukuk mücadelesinde önemli bir gelişme yaşandı. Anayasa Mahkemesi, maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiğine karar vererek dosyanın yeniden görülmesine hükmetti.
Kocaeli’de yaşayan L.İ., 2006 yılında bel ağrısı ve sol bacağındaki uyuşma şikâyetleri nedeniyle Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan kontrollerin ardından kendisine bel fıtığı teşhisi konulan L.İ., 27 Kasım 2006’da ameliyat edildi.
Ameliyat sonrası yoğun bakımda takip edilen hastada, omurga bölgesine yerleştirilen vidalardan birinin baskı yaptığı tespit edildi. Bunun üzerine L.İ. bir gün sonra yeniden ameliyata alındı. Ancak yaşanan süreç sonrasında ciddi sağlık sorunları ortaya çıktı.
L.İ., başlattığı hukuk mücadelesinde ameliyat sırasında yerleştirilen vidanın sinir sistemine baskı yaptığını ve bu nedenle felç kaldığını ileri sürdü.
Yürüyemez hale geldiğini, fizik tedavi görmesine rağmen sağlık durumunda düzelme yaşanmadığını belirten L.İ., çalışamaz duruma geldiğini ve günlük yaşamında başkalarının yardımına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
L.İ., 4 Temmuz 2012’de yargıya başvurarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100 bin TL maddi ve 50 bin TL manevi tazminat talebinde bulundu.
Yargılama sırasında hazırlanan raporda L.İ.’nin toplam vücut fonksiyon kaybı yüzde 93 olarak belirlendi.
Öte yandan Adli Tıp Kurumu tarafından 2014 yılında hazırlanan raporda, ortaya çıkan olumsuz sonuçların operasyon ve sonrasındaki tedavi sürecinin bir komplikasyonu olduğu ve ilgili hekime kusur yüklenemeyeceği yönünde görüş bildirildi.
L.İ. ise bu rapora itiraz ederek incelemenin yetersiz olduğunu savundu. Başvurucu, alanında uzman üniversite öğretim üyelerinden oluşturulacak bilirkişi heyeti tarafından yeni bir değerlendirme yapılmasını istedi.
Kocaeli’deki mahkeme, 3 Mart 2015 tarihinde davayı kabul ederek L.İ. lehine 255 bin 592,88 TL maddi ve 50 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Mahkeme kararında, başvurucunun engelli kalmasında davalı idare çalışanlarının kusurunun bulunduğu, idarenin ise kamu hizmetinin kuruluşu, işleyişi ve personeli bakımından gerekli önlemleri almaması nedeniyle ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğu değerlendirildi.
Üniversite hastanesi yönetiminin karara itiraz etmesi üzerine dosya Danıştay’a taşındı. Danıştay ise Adli Tıp Kurumu’nun 2017 tarihli raporundaki değerlendirmeyi esas alarak olayın komplikasyon olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verdi.
Hukuk mücadelesi bununla da sona ermedi. Dosyanın yeniden temyiz edilmesinin ardından 2019 yılında verilen kararda L.İ. lehine 50 bin TL manevi tazminata hükmedildi.
Kararda ayrıca hastaya ait tıbbi kayıtların ve grafilerin bulunduğu hasta dosyasının muhafaza edilmemesinin de önemli bir husus olduğu belirtildi. Dosyanın korunmamasının, sağlık hizmetinin gerektiği şekilde yürütülüp yürütülmediğine ilişkin endişe ve üzüntüye yol açtığı değerlendirmesi yapıldı.
Yargı sürecinin 2022 yılında tamamlanmasının ardından L.İ., 14 Mart 2022 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu.
Anayasa Mahkemesi, başvuruyu değerlendirerek 12 Mart 2026 tarihinde kararını açıkladı.
AYM, yaklaşık 20 yıl süren yargılama sürecini bir bütün olarak ele aldı. Kararda, tıbbi müdahale sırasında meydana gelen hasar nedeniyle L.İ.’nin yeniden tedavi görmek zorunda kaldığı ve uğradığı manevi zararın giderilmesi bakımından verilen kararın yeterli olmadığı belirtildi.
Anayasa Mahkemesi, devletin maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesine ilişkin pozitif yükümlülüklerini yerine getirdiğinin söylenemeyeceğine karar verdi.
Bu kapsamda Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiğine hükmedildi.
AYM, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Kocaeli 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verdi.
Böylece 2006 yılında başlayan ve yaklaşık 20 yıldır devam eden L.İ.’nin hukuk mücadelesinde yeni bir aşamaya geçildi. Dosya, Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararının ardından yeniden Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin önüne geldi.
Ev ve arsa alacaklar dikkat! Gayrimenkul satışlarında yeni dönem başlıyor
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.